SAĞLIĞIMIZI TEHDİT EDEN RADON GAZI

0
149

Doğal gazın alternatif kaynakları arasında yer alan Radon gazı diğer bir adıyla Kaya gazı olarak ta bilinir. Petrollü şeyl olarak ta bilinen bu gaz türü geleceğin önemli enerji kaynakları arasında yer almaktadır. Yeraltında şist adı verilen kayaçların içine sıkışmış doğalgaza kaya gazı denir.  Kaya gazı, kömür yatağı metanı, sıkı kumtaşı ve metan hidratlarla birlikte, “geleneksel olmayan” doğalgaz kaynakları arasında yer alır. Kaya gazını ilk çıkarma çalışmaları iki yüzyıl öncesine dayansa da günümüzde teknolojik gelişmeler sayesinde teknik ve ekonomik bir fizibilite kazanmıştır.

Türkiye fosil kaynakları yönüyle fakir bir ülke olduğu söylenebilir Zira Petrol ve doğal gaz kaynakları yönüyle dışa bağımlı bir ülkedir. Türkiye kesin olmamakla birlikte kaya gazı Radon gazı yönüyle günümüzde hatırı sayılır ülkeler arasında yer aldığı tahmin edilmektedir. TPAO ile dev petrol şirketleri Shell, Trans Atlantic ve Valuera bu yönde sismik çalışmalarını sürdürmektedir. Özellikle Niğde Bor havzası ve Konya bölgelerinde oldukça ciddi miktarda kaya gazı Radon gazı rezervleri olduğu tahmin edilmektedir.

Kaya gazının en bilinen çıkarılma yöntemi hidrolik kırılma yani ‘Fracking’ denilen gazın bulunduğu kayanın içinde kırılmalar yaratıp basınçlı suyla yüzeye çıkarma işlemidir. Buradaki işlemde süreci hızlandırmak için çeşitli katkı maddeleri ile karıştırılarak yeraltı suyu ve kayaç ortamına temas etmemesi için betonla sabitlenmiş çelik boruların içinden kilometrelerce uzaktaki gazın bulunduğu kayaçlara enjekte ediliyor. Bu katkı maddelerinin içinde bulunan ve insan sağlığına oldukça zarar veren poliakrilamid denilen ve bunun gibi birçok zararlı kimyasalların yeraltı sularına karışma ihtimalinden dolayı özellikle Avrupa ülkeleri, başta İngiltere olmak üzere aşırı tepki vermektedir. Bunun yanında yeraltındaki büyük kayaçlara kırılma işlemi uygulandığında çeşitli sismik hareketlerle depremlere neden olabileceği bilim insanları tarafından öngörülmektedir.

BU GAZ SAYESİNDE HER BEŞ KİŞİDEN BİRİNİN AKCİĞER KANSERİNE YAKALANABİLECEĞİ ÖNGÖRÜLMEKTEDİR

     Sigaradan sonra en önemli risk faktörü olarak kabul edilen radon gazı kaya gazı akciğer kanserinin başlıca nedeni olarak görülmektedir. Renksiz ve kokusuz olmasından dolayı birçoğumuz bu gazın varlığından dahi habersiz bir şekilde iç içe yaşamaktayız. Kökeni uranyuma dayalı olan bu gaz kayalık bölgelerde ve toprakta zengin bir potansiyele sahiptir. Genel olarak bodrum katlarda ve giriş katlarında yoğun olarak bulunur. Ve evlerimizi duvarlardaki çatlaklardan ve tabandan evlerimizin içerisine sızar. En etkin korunma evlerin yeni ve yalıtım yönüyle bu standartlar doğrultusunda yapılmış olması gerekmektedir. Evlerimizi sık, sık havalandırmakta bu riski azaltacak faktörler arasında yer almaktadır.

  Kanserden korunmak amacıyla özellikle evlerimizin ve yaşadığımız ortamlarda Radon gazının ölçülmesi ve bunu dikkate alınması halk sağlığı açısından hayati bir önem taşımaktadır. Bu nedenle Sağlık Bakanlığının illerde başlattığı Radon Gazı ölçümü ile ilgili olarak belirlenen mahalle ve semtlerde sağlık görevlilerince Radon gazı tespit cihazları yerleştiriliyor iki ay boyunca radon gazını ölçecek olan bu cihazlar sayesinde ülkemizdeki akciğer kanserine yakalanma riskide ortaya çıkmış olacaktır. Bu nedenle vatandaşlarımızın bu bilinçle evlerine gelen sağlık görevlilerine yardımcı olmaları kendileri ve halk sağlığı açısından önem taşımaktadır. Evlerinize radon gazı tespit cihazı getiren görevlilere yardımcı olun. Evinizdeki radon gazı ölçüleceği için belki de en şanslı hanelerden biride siz olun Kesinlikle aslı ve astarı olmayan dedi kodulara kulak asmayın. Çevrede eğitimsiz kimselerin evlerine bu cihazları yerleştirerek dinleme ve izleme yaptıkları gibi saçma, sapan dedikodularla sizleri ikna etmesine müsaade etmeyin. Zira iki ay süre ile ölçülecek olan radon gazı tespit cihazı ülkemizde akciğer kanseri oranını önemli ölçüde düşürecek tedbirlerin alınmasını da sağlayacaktır.

RADON GAZI ÖLÇÜM PROJESİ

81 ilde yapılacak ölçümlerle “Türkiye Ev İçerisinde Radon Seviyesi Haritası” oluşturulması ve sonrasında “Ulusal Radon Kontrol Programı” geliştirilmesi için Sağlık Bakanlığı ve Türkiye Atom Enerji Kurumu arasında bir protokol imzalanmıştır. Radon Gazı akciğer kanseri gelişiminde sigaradan sonra en önemli etkenlerden olup, akciğer kanserlerinin yüzde 3-15’inden sorumludur. Ev içerisindeki radon kaynağının büyük kısmını yüzde 90, binanın temelinde bulunan toprak ve kayalar oluşturmakla birlikte radon gazı bina yapımlarında kullanılan malzemelerden de ev içerisine sızabilmektedir” Bu nedenle alınacak tedbirler çerçevesinde Halk sağlığı açısından önem arz etmektedir.

   Bu konuda özellikle Mahalle muhtarlıklarının halkla iletişim konusunda sağlık görevlilerine yardımcı olmaları sosyal bir sorumluluk olup, bu yardımlarını sağlık görevlilerinden esirgemeyen mahalle muhtarlarımıza ve vatandaşlarımıza teşekkür ederiz. Yine halk sağlığı açısından bu projeyi yürüten devlet yöneticilerimize başta sağlık bakanlığı olmak üzere bu projeyi uygulamada önemli rol oynayan personele da medya turan adına teşekkürlerimizi borç addederiz. ALLAH devletimize ve milletimize zeval vermesin

CEVAP VER

*