BAĞIŞILIK SİSTEMİNDE BESLENMENİN ROLÜ

Vücudunuzu Yakıt bağışıklık hücreleri için yapı malzemesi sağlamak ve bağışıklık, kan şekeri karbonhidrat kaynaklı öğünlerden uzak durunuz. Öğünlerinizde tam yağsız proteinler ile. Balık, tavuk, yumurta akı veya yoğurt deneyin. Bağışıklık kaynaklarını virüslerle savaşmaktan alıkoyan inflamatuar işlenmiş gıdalar ve yağlardan kaçının.

0
472

İnsan vücudunu, ayakta tutan, koruyan ve gelebilecek hastalıklara karşı direnç gösterecek olan bu sistemi ayakta tutmak için birçok ilaç yada kimyevi gıda maddelerine ihtiyacınız yok Doğal olarak beslenme yolu ile bağışıklık sistemini desteklemek hiç şüphesiz daha iyidir.  Bu nedenle besin maddelerinden neleri, ne şekilde tüketmemiz gerektiğini bilmek yeterlidir.

PROBİYOTİKLER: BAĞIŞIKLIĞIMIZIN % 70’İ BAĞIRSAĞIMIZDAN BAŞLAR

      Probiyotikler denildiğinde aklımıza gelecek ilk şey vücudumuza faydalı yararlı olan bakterilerdir. Bağışıklık sistemimizin dokunulmazlığını sağlar. Probiyotikler, lenfosit fonksiyonunu ve antikor bağlanmasının gücünü arttırarak, enfeksiyona daha hızlı tepki verir, bağışıklık sistemini doğrudan uyarır. Bu nedenle Günlük 10 milyar doz laktobasil ve Bifidobakteryum alınması sağlığımız açısından önemlidir.

  C vitamini: Bu vitamin enfeksiyon, bakteri ve virüslere karşı beyaz kan hücrelerinin ve antikorların tepkisinde hayati bir rol oynar. C vitamini doğrudan virüslü hücrelere girer. Viral DNA tarafından üretilen protein kaplamasına bağlanır ve nötralize eder. Yeni virüslerin çoğalmasını engeller. Biber, kırmızı ve yeşilbiber, brokoli, karnabahar ve çileklerin hepsine C vitamini bulunur.

  Çinko: Çinko, nötrofillerin (birinci sıra savunma hücreleri) ve doğal öldürücü (NK) hücrelerin gelişimi ve işleyişi, patojenleri yok eden enflamasyonlu kimyasalların T-hücresi sitokinlerinin aktivasyonu için çok önemlidir. Çinko ayrıca antioksidan özelliklere sahiptir ve boğaz, burun yolları, gastrointestinal kanaldaki mukozal astarın güçlenmesine yardımcı olur. Virüslerin yapışmasına ve vücuda girmesine engel olur. Pastil şeklinde çinko almayı deneyin (günde 10 ila 25 miligram). Almadan önce mutlaka hekiminizin tavsiyelerine uyun

    D vitamini: Stres ve yüksek kortizol düzeyleri, viral enfeksiyon riski ile ilişkilidir. D vitamini stres hormonlarının üretimini azaltmaya yardımcı olur, NK hücrelerinin üretimini, T-hücresi fonksiyonunu artırır. Ayrıca, bu önemli vitaminin virüslere karşı bir bağışıklık bariyeri olarak hareket eden mukozal hücreler tarafından doğal bir antibiyotik işlevi görür. Muhtemelen enfeksiyonla mücadelede hayati önem taşıyan genlerin ekspresyonunda rol aldığı da ispatlanmıştır. Günde yaklaşık 3.000 ila 5.000 uluslararası birim (IU), alınması sizi sağlık kurumlarından uzak tutacaktır.

 DİYET VE YAŞAM TARZI İPUÇLARI

   Vücudunuzu Yakıt bağışıklık hücreleri için yapı malzemesi sağlamak ve bağışıklık, kan şekeri karbonhidrat kaynaklı öğünlerden uzak durunuz. Öğünlerinizde tam yağsız proteinler ile. Balık, tavuk, yumurta akı veya yoğurt deneyin. Bağışıklık kaynaklarını virüslerle savaşmaktan alıkoyan inflamatuar işlenmiş gıdalar ve yağlardan kaçının.

 Kortizolü azaltmak ve bağışıklık sistemini güçlendirmek için stresini azaltın (derin nefes alma, masaj terapisi veya müzik terapisi gibi teknikler uygulayarak). Orta dereceli egzersiz aynı zamanda stres önleyici ve bağışıklık arttırıcıdır. Bu ipuçlarını takip ederseniz, bu sezon şiddetin ve hastalığın görülme sıklığının azaltılması yolunda bayağı mesafe kat etmiş olursunuz. Kalın sağlıcakla

kaynak :http://www.besthealthmag.ca/         

CEVAP VER

*